Türkiye’nin 2045 Stratejik Hava Gücü: Kıtalararası Caydırıcılık ve Bölgesel Hegemonya

Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Dergisi | 2045 Vizyonu Özel Sayısı Özet Bu makale, Türkiye’nin 2045 yılına kadar geliştireceği stratejik hava gücü kapasitesini, özellikle kıtalararası bombardıman yetenekleri bağlamında incelemektedir. Türkiye’nin Afrika, Ortadoğu ve Balkanlar üzerinde artan stratejik etkisi, uzun menzilli caydırıcı güç projeksiyonu gereksinimini ortaya çıkarmaktadır. İnsansız hava araçları (İHA) teknolojisindeki mevcut liderlik, ANKA ailesi platformlarının…

Savunma ve Güvenlik Araştırmaları Dergisi | 2045 Vizyonu Özel Sayısı


Özet

Bu makale, Türkiye’nin 2045 yılına kadar geliştireceği stratejik hava gücü kapasitesini, özellikle kıtalararası bombardıman yetenekleri bağlamında incelemektedir. Türkiye’nin Afrika, Ortadoğu ve Balkanlar üzerinde artan stratejik etkisi, uzun menzilli caydırıcı güç projeksiyonu gereksinimini ortaya çıkarmaktadır. İnsansız hava araçları (İHA) teknolojisindeki mevcut liderlik, ANKA ailesi platformlarının evrimsel gelişimi ve yerli motor üretimi kapasitesi, bu stratejik hedefe ulaşmada kritik rol oynamaktadır.

Anahtar Kelimeler: Kıtalararası bombardıman, stratejik caydırıcılık, İHA teknolojisi, güç projeksiyonu, ANKA-5, uzun menzilli vuruş


1. Giriş: Yeni Jeopolitik Gerçeklik

Türkiye Cumhuriyeti’nin 2025-2045 döneminde gerçekleştirdiği ekonomik ve teknolojik atılım, bölgesel bir güçten küresel bir aktöre dönüşümü hızlandırmaktadır. Özellikle Afrika kıtasındaki altyapı yatırımları , Ortadoğu’daki diplomatik ağırlık (Körfez İşbirliği Konseyi ile stratejik ortaklıklar) ve Balkanlar’daki tarihsel bağlar, Türkiye’yi üç kıtayı kapsayan bir nüfuz alanına sahip kılmaktadır.

Bu genişleyen stratejik derinlik, geleneksel askeri caydırıcılık paradigmalarının yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. 3,000-10,000 km mesafelerdeki ulusal çıkarlara yönelik potansiyel tehditler karşısında, kıtalararası vuruş kapasitesi artık “nice-to-have” değil, “must-have” bir stratejik gerekliliktir.


2. Kıtalararası Bombardıman Kapasitesi: Stratejik Rasyonalite

2.1. Caydırıcılık Teorisi ve Uzun Menzil

Caydırıcılık teorisinin temel prensibi, potansiyel düşmanın saldırı maliyetinin faydayı aşacağına dair kredibil bir tehdittir (Schelling, 1960). Türkiye’nin Afrika’da 15+ ülkede ekonomik varlığı (toplam $50 milyar yatırım), Ortadoğu’da enerji koridorları ve Balkanlar’da etnik-kültürel bağlar, asimetrik tehditlere açık hassas varlıklardır.

Kıtalararası bombardıman kapasitesi, bu varlıkları tehdit eden aktörlere karşı kredibil caydırıcılık sağlar. Örneğin, Orta Afrika’da Türk altyapı projelerine saldıran bir milis grubu, 4,500 km mesafeden 12 saat içinde “kinetik müdahale” tehdidi ile karşı karşıya kalacaktır. Bu, geleneksel pilotlu uçakların fuel-tanker bağımlılığı ve diplomatik overflight izinleri gerektirmeyen, özerk bir caydırıcılık aracıdır.

2.2. A2/AD Ortamlarında Operasyon

Modern çatışma ortamları, Anti-Access/Area Denial (A2/AD) sistemleriyle karakterize edilmektedir. Örneğin, Kızıldeniz-Bab el-Mandeb geçidi gibi kritik enerji koridorlarında düşman S-400/S-500 sistemleri, geleneksel hava gücü projeksiyonunu zorlaştırmaktadır.

Kıtalararası menzilli stealth platformlar (örn. ANKA-5 konsepti), bu A2/AD bölgelerini 2,000+ km mesafeden by-pass ederek, düşman hava savunmasının “safety zone” varsayımını çökertir. Bu, asimetrik stratejik avantaj yaratır.


3. Teknolojik Temeller: ANKA Ailesinin Evrimsel Yolu

3.1. Mevcut Kapasite: ANKA-3’ün Kanıtlanmış Performansı

TAI’nin ANKA-3 platformu (2023 ilk uçuş), Türkiye’nin stratejik bombardıman yeteneğindeki ilk devrimsel adımdır. Tek TEI-TF6000 jet motoruyla 4,000 km menzil, 20+ saat dayanıklılık ve 0.01 m² radar kesit alanı (RCS) ile ANKA-3, B-21 Raider sonrası dünyanın en gelişmiş ikinci stealth İHA’sı olacak dır.

3.2. Evrimsel Adım: ANKA-4 (Çift Motor Konsepti)

ANKA-4 konsepti, 2x TEI-TF10000 motoruyla (toplam 12,000 lbf itki) süpersonik yetenek (Mach 1.2-1.4), 5,500 km menzil ve 4,000 kg silah yükü hedeflemektedir. Bu, ANKA-3’ün “stratejik gözetleme” rolünden “stratejik bombardıman” rolüne geçişi simgeler.

Kritik özellik, kıtalararası operasyonlarda “havada ikmal gerektirmeme”dir. Ankara-Orta Afrika mesafesi (~4,500 km) tek yönlü 5,500 km menzil ile güvenle kapsanmakta, geri dönüş için %15 yakıt rezervi bırakılmaktadır.

3.3. Devrimsel Sıçrama: ANKA-5 (Kıtalararası Platform)

ANKA-5 konsepti, 2035-2040 zaman diliminde gerçekleştirilmesi öngörülen, Türkiye’nin “stratejik vuruş katmanı”nı temsil etmektedir. Önerilen özellikler:

  • Propulsion: 4x TEI-TF10000 veya 2x TEI-TF20000 (geliştirilmekte)
  • Range: 10,000+ km (küresel erişim)
  • Payload: 8,000-10,000 kg (stratejik düzeyde)
  • Endurance: 30+ saat
  • RCS: <0.001 m² (B-21 Raider seviyesi)
  • Autonomy: Level 5 (tam özerk operasyon)

Bu platform, İstanbul’dan Güney Afrika Cumhuriyeti Cape Town’a (8,800 km) veya Fas’tan Somali’ye (7,200 km) doğrudan vuruş kapasitesi sağlar. Özellikle Afrika kıtasının 54 ülkesinin tümü, Türkiye topraklarından tek operasyonla erişilebilir hale gelir.


4. Stratejik Senaryolar: 2045 Operasyon Konseptleri

4.1. Senaryo Alpha: Orta Afrika İstikrar Operasyonu

Bağlam: Türkiye’nin Çad’da inşa ettiği $5 milyarlık hidroelektrik baraj, yerel bir milis grup tarafından işgal edilmiştir. Diplomatik çözüm başarısız olmuş, yerel hükümet askeri destek talep etmiştir.

Operasyon: 2x ANKA-5, Ankara’dan 4,800 km mesafeyle kalkar. Stealth profili sayesinde Sudan-Güney Sudan hava sahasından tespit edilmeden geçer. Hedefi 8x SOM-J füzesiyle vurur (milis üsleri, komuta merkezleri). BDA (Battle Damage Assessment) için 4 saat bölgede kalır, geri döner. Toplam operasyon süresi: 18 saat. Kayıp: 0. Düşman: “Nasıl vurulduk?” şaşkınlığı.

Stratejik Etki: Türkiye’nin Afrika’daki varlıklarına saldırmanın “maliyet”i gösterilmiş, caydırıcılık pekiştirilmiştir.

4.2. Senaryo Beta: Enerji Koridoru Koruması

Bağlam: Bab el-Mandeb geçidinde, Türkiye LNG tankerlerine yönelik Houthi insansız bot saldırıları artmıştır. Uluslararası koalisyon yetersiz kalmıştır.

Operasyon: 4x ANKA-5, Diyarbakır’dan 2,200 km mesafeyle kalkar. Yemen kıyılarındaki Houthi İHA üretim tesislerini 16x SOM-J ile vurur. Kızıldeniz’de 12 saat devriye uçar, SIGINT ile düşman iletişimlerini dinler. Tesisler %80 tahrip edilir.

Stratejik Etki: Türkiye’nin kritik deniz yollarını koruma kararlılığı somutlaştırılmış, enerji güvenliği sağlanmıştır.


5. Teknolojik ve Operasyonel Zorluklar

Kıtalararası vuruş kapasitesi, üç kritik zorluğu beraberinde getirir:

1. Veri Linki Sürdürülebilirliği: 5,000+ km mesafede real-time kontrol, uydu bant genişliği ve quantum-safe şifreleme gerektirir. TÜRKSAT 6A’nın (2028) askeri iletişim kapasitesi bu ihtiyacı karşılamaktadır.

2. Otonom Karar Verme: İletişim kesintisi durumlarında, AI’nın Seviye 4-5 özerk karar verme kapasitesi kritiktir. Etik ve hukuki çerçeveler bu riskleri minimize eder.

3. Müttefik Hava Sahası Koordinasyonu: Uzun menzilli operasyonlar, müttefik ülkeler hava sahasından geçiş gerektirebilir. Türkiye’nin Libya, Somali ve Azerbaycan ile hava sahası anlaşmaları (2035-2040) bu zorluğu azaltmaktadır.


6. Sonuç: 2045’te Türkiye’nin Stratejik Pozisyonu

Kıtalararası bombardıman kapasitesi, Türkiye’nin 2045 stratejik mimarisinde üç temel işlev görecektir:

1. Caydırıcılık: Afrika-Ortadoğu-Balkanlar üçgeninde Türk ulusal çıkarlarına yönelik tehditler, “menzil dışı” olmaktan çıkar, her an kinetik müdahale tehdidi altında olur.

2. Güç Projeksiyonu: Türkiye, diplomatik masa gücünü, “kredibil askeri erişim” ile destekler. Bu, soft power’ı hard power ile birleştirir (Nye, 2004).

3. Stratejik Otonom: ABD veya NATO’ya bağımlılık olmadan, ulusal karar alma özgürlüğü sağlanır. Bu, 21. yüzyıl Türkiye’sinin “stratejik özerklik doktrini”nin temelidir.

ANKA-5 platformu, bu vizyonun somut tezahürüdür. 2045 yılında, Türkiye, üç kıtada “her an, her yerde” vuruş kapasitesine sahip, bölgesel hegemon statüsüne ulaşmış olacaktır.

Türkiye’nin 2045 Stratejik Hava Gücü: Kıtalararası Caydırıcılık ve Bölgesel Hegemonya

DEVAM – BÖLÜM II: Uygulama, Maliyet ve Jeopolitik Sonuçlar


7. Ekonomik Sürdürülebilirlik: Maliyet-Fayda Analizi

7.1. Geleneksel Güç Projeksiyonu Maliyeti

Türkiye’nin 2025 yılı itibariyle kullandığı geleneksel güç projeksiyonu modeli, yüksek maliyetli ve diplomatik bağımlılıktır. Örneğin, Afrika’da bir kriz senaryosunda F-16 filosu kullanımı:

  • Havada İkmal: 3,000+ km mesafeler için minimum 2x KC-135 tanker uçağı gerekir. Her tanker uçuşu: $50,000/saat × 8 saat = $400,000
  • Overflight İzinleri: Libya, Çad, Sudan gibi ülkelerden diplomatik izin (genellikle 48-72 saat gecikme)
  • Pilot Riski: 8,000+ km gidiş-dönüş, 12+ saat uçuş, pilot yorgunluğu ve kayıp riski
  • Operasyon Maliyeti: 4x F-16 + 2x Tanker + lojistik = ~$2.5 milyon/operasyon
  • Politik Maliyet: NATO müttefiklerinin onayı, ABD’nin yedek parça desteği bağımlılığı

Toplam Maliyet (operasyon başı): $2.5-3 milyon + politik bağımlılık

7.2. ANKA-5 Alternatif Modeli

Kıtalararası İHA platformu, bu maliyetleri dramatik şekilde azaltır:

  • Havada İkmal: Gereksiz (10,000 km özerk menzil)
  • Overflight İzinleri: 45,000+ ft irtifada uluslararası hava sahası kullanımı (diplomatik bağımsızlık)
  • Pilot Riski: Sıfır (insansız platform)
  • Operasyon Maliyeti: 2x ANKA-5 × $8,000/saat × 18 saat = $288,000
  • Politik Maliyet: Sıfır (tam otonom karar)

Toplam Maliyet (operasyon başı): $300,000 + tam stratejik özerklik

Maliyet Azalması: %90+ tasarruf + politik bağımsızlık

7.3. 20 Yıllık Yatırım Getirisi (ROI)

ANKA-5 platformu geliştirme ve üretim maliyeti:

Ar-Ge & Geliştirme (2035-2040):

├─ Prototip: $800 milyon

├─ Test programı: $400 milyon

├─ Sertifikasyon: $200 milyon

└─ TOPLAM: $1.4 milyarÜretim Maliyeti

(2040-2045):

├─ 20 adet ANKA-5 × $150 milyon = $3 milyar

├─ Yer kontrol istasyonları: $200 milyon

├─ Eğitim & simülasyon: $100 milyon└─ TOPLAM: $3.3 milyar

GENİŞLETİLMİŞ TOPLAM (2035-2045): $4.7 milyar


8. Jeopolitik Sonuçlar: Güç Dengesinin Yeniden Şekillenmesi

8.1. Afrika Kıtasında Türkiye’nin Yükselen Rolü

2045 itibariyle Türkiye’nin Afrika’daki ekonomik varlığı $200+ milyar değerindedir (İnşaat, enerji, madencilik, telekomünikasyon). Bu varlık, şu anda yetersiz askeri koruma altındadır. Fransa’nın azalan etkisi (eski kolonilerdeki askeri üsler 2030’larda kapanıyor), Çin’in ekonomik ağırlığı ama askeri yokluğu, ve ABD’nin seçici ilgisi, güç boşluğu yaratmaktadır.

Türkiye’nin kıtalararası vuruş kapasitesi, bu boşluğu dolduracak “güvenlik garantörü” rolünü somutlaştırır. Özellikle:

Sahel Bölgesi (Mali, Burkina Faso, Nijer):

  • Türk İHA üsleri (Nijer’de 2032 açıldı)
  • ANKA-5’ler İstanbul’dan 5 saat içinde Sahel’e erişir
  • JNIM (Cemaatü Nusrat el-İslam vel-Müslimin) gibi terör örgütlerine karşı caydırıcılık

Doğu Afrika (Somali, Kenya, Etiyopya):

  • Somali’deki Türk askeri üssü (Mogadişu, 2017’den beri)
  • ANKA-5’ler El-Şebab’a karşı stratejik vuruş
  • Kızıldeniz-Hint Okyanusu ticareti koruma

Merkezi Afrika (Çad, Kamerun, GAC):

  • Türk hidroelektrik projeleri (15+ baraj)
  • ANKA-5’ler yerel istikrarsızlığa hızlı müdahale
  • Çin’in ekonomik etkisine askeri denge

8.2. Ortadoğu’da Denge Kurma Gücü

Ortadoğu’nun 2045 jeopolitiği, üç büyük güç bloğu etrafında şekillenmektedir:

  1. İran Ekseni: İran-Irak-Suriye-Hizbullah (Şii hilal)
  2. Arap Bloğu: Suudi Arabistan-BAE-Mısır (Sünni ittifak)
  3. Türkiye Modeli: Neo-Osmanlıcı etki (Türkiye-Katar-Libya-Somali)

ANKA-5 platformu, Türkiye’nin bu denklemde “swing power” (salınan güç) olmasını sağlar:

İran’a Mesaj:

  • Türkiye, gerekirse Tahran’daki stratejik tesislere 4,500 km mesafeden ulaşabilir
  • Bu, İran’ın Suriye’deki PKK/YPG desteklerini sınırlar
  • “Stratejik denge” sağlanır

Arap Bloğuna Teklif:

  • Türkiye’nin kıtalararası vuruş kapasitesi, Arap ülkelerine “şemsiye güvenlik” sunar
  • İran tehdidine karşı ABD’ye alternatif güvenlik garantörü
  • Körfez ülkeleri ANKA-5 alımlarına ilgi gösterir (ihracat diplomatisi)

İsrail’e Denge:

  • İsrail’in nükleer tekelini kırmasa da, konvansiyonel caydırıcılık sağlar
  • Filistin meselesinde Türkiye’nin “masa gücü” artar
  • İki devletli çözüm için Türkiye’nin arabuluculuk ağırlığı artar

8.3. Balkanlar’da Türk Nüfuzunun Pekişmesi

Balkanlar, AB’nin “genişleme yorgunluğu” (2028 sonrası) nedeniyle tekrar Türkiye’nin ilgi alanına girmiştir. Bosna-Hersek, Arnavutluk, Kuzey Makedonya ve Kosova’daki Türk diasporası (3+ milyon), stratejik bağ oluşturur.

ANKA-5’lerin varlığı, iki jeopolitik fonksiyon görür:

1. Sırp Agresyonuna Caydırıcılık: Kosova ve Bosna’ya yönelik potansiyel Sırbistan saldırıları, Türkiye’nin “12 saat içinde Belgrat’a ulaşma” kapasitesiyle caydırılır. Bu, 1990’ların “Srebrenica travması”nın tekrarını önler.

2. AB’ye Güvenlik Alternatifi: Türkiye, Balkan ülkelerine “AB üyeliği beklerken Türk güvenlik şemsiyesi” sunar. Bu, soft power’ı hard power ile destekleyen yeni bir model oluşturur.


9. Teknoloji İhracatı ve Diplomatik Araç

9.1. ANKA-5 İhracat Modeli

Türkiye’nin TB2 Bayraktar başarısı (2020-2030, 30+ ülkeye satıldı), ANKA-5 için emsal oluşturur. Ancak, kıtalararası bombardıman kapasitesi hassas teknoloji olduğu için, seçici ihracat stratejisi uygulanır:

Tier-1 İhracat (Tam Versiyon):

  • Azerbaycan: Stratejik müttefik, Ermenistan’a karşı caydırıcılık ($500M, 4 adet)
  • Pakistan: Hindistan’a karşı ikinci vuruş kapasitesi ($600M, 4 adet)
  • Katar: İran tehdidine karşı, Türk üssü var ($800M, 6 adet)

Tier-2 İhracat (Sınırlı Versiyon):

  • Malezya, Endonezya: Güney Çin Denizi’nde Çin’e karşı ($400M her biri, 3’er adet)
  • Fas, Cezayir: Sahel terörüne karşı ($350M her biri, 2’şer adet)

Tier-3 İhracat (Teknoloji Transferi):

  • Suudi Arabistan: Ortak üretim, teknoloji transferi ($2B anlaşma)
  • BAE: Lisans üretim hakkı ($1.5B)

Toplam İhracat Potansiyeli (2045-2055): $8-12 milyar

9.2. Diplomatik Leverage (Kaldıraç) Aracı

ANKA-5, sadece askeri araç değil, diplomatik pazarlık kozudur:

Örnek Senaryo 1: BM Güvenlik Konseyi Oylaması

  • Türkiye, Filistin devletini tanıma oylaması öncesi Afrika ülkelerine “ANKA-5 teknoloji paylaşımı” teklif eder
  • 15 Afrika ülkesi Türkiye lehine oy kullanır
  • Sonuç: Diplomatik hedef başarılır

Örnek Senaryo 2: Enerji Koridoru Anlaşması

  • Türkmenistan-Azerbaycan-Türkiye doğalgaz hattı için Türkmenistan güvenlik garantisi ister
  • Türkiye, ANKA-5 ile “boru hattı koruması” taahhüt eder
  • Anlaşma imzalanır, Türkiye enerji hub’ı olur

10. Etik ve Hukuki Boyut: Uluslararası Norm Oluşturma

10.1. Otonom Silah Sistemleri Tartışması

BM Konvansiyonel Silahlar Konvansiyonu (CCW), 2030’larda Lethal Autonomous Weapons Systems (LAWS) düzenlemesi getirmiştir. Türkiye, bu düzenlemelere öncü katılımcıdır.

ANKA-5’in Seviye 5 otonomisi, “meaningful human control” (anlamlı insan kontrolü) prensibine uygun tasarlanmıştır:

  • Stratejik Hedef Seçimi: İnsan (Genelkurmay onayı)
  • Taktik İcra: AI (otonom navigasyon, hedef tanıma)
  • Ateş Kararı: Koşullu insan onayı (kritik hedeflerde manuel)
  • Fail-safe: İletişim kesildiğinde “geri dön” protokolü

Bu model, Türkiye’yi “sorumlu otonom silah kullanıcısı” olarak konumlandırır, uluslararası normları şekillendirir.

10.2. Jus ad Bellum (Savaşa Başvurma Hukuku)

Kıtalararası vuruş kapasitesi, “preemptive strike” (önleyici saldırı) tartışmasını gündeme getirir. Türkiye’nin resmi doktrini :

Meşru Müdafaa Kapsamı:

  • Türk vatandaşlarına yönelik doğrudan tehdit
  • Afrika/Ortadoğu’daki Türk varlıklarına saldırı
  • Müttefik ülkelerin (Azerbaycan, Katar, KKTC) talebi

Önleyici Saldırı Sınırlaması:

  • “Clear and present danger” (açık ve mevcut tehlike) kriteri
  • BM Şartı Madde 51 uyumu
  • Uluslararası hukukun ihlali değil, meşru müdafaa

Türkiye, bu doktrini şeffaf paylaşarak, “sorumlu güç” imajı oluşturur.


11. Senaryo Analizi: 2045’te Olası Kriz Yönetimi

11.1. Kriz Alfa: Çad’da Darbe Tehdidi

Tarih: 15 Ağustos 2045
Durum: Çad’da askeri darbe girişimi. Türkiye’nin $8 milyarlık baraj projesi tehlikede. 200 Türk mühendis rehin alındı.

Geleneksel Müdahale (2025 modeli):

  • Diplomatik girişim: 48 saat kayıp
  • F-16 konuşlandırma: 72 saat hazırlık
  • Overflight izinleri: 24 saat gecikme
  • Operasyon: 7 gün sonra
  • Sonuç: Rehine krizi derinleşti, proje iptal edildi

ANKA-5 Müdahale (2045 modeli):

  • T+0: İstihbarat: Darbe tespit edildi
  • T+2 saat: 2x ANKA-5 Ankara’dan kalktı
  • T+8 saat: Çad hava sahasında, darbe lideri üssü tespit edildi
  • T+8:30: Operatör onayıyla komuta merkezi vuruldu (4x SOM-J)
  • T+9: Darbeciler teslim oldu, rehineler serbest
  • T+14: ANKA-5’ler Ankara’ya döndü
  • Sonuç: 14 saatte kriz çözüldü, Türk prestiji yükseldi

Stratejik Ders: Hız = Caydırıcılık. ANKA-5’in varlığı, gelecekteki darbe girişimlerini önler.

11.2. Kriz Beta: Bab el-Mandeb Ablukası

Tarih: 3 Mart 2046
Durum: Yeni Houthi lideri, Türk LNG tankerlerini hedef aldığını açıkladı. 2 Türk tankeri saldırıya uğradı (1 hasarlı).

Geleneksel Müdahale:

  • Donanma deployment: 2 hafta
  • Uluslararası koalisyon: 1 ay
  • Sonuç: Ekonomik kayıp $500M+

ANKA-5 Müdahale:

  • T+0: İstihbarat: Houthi İHA üretim tesisleri tespit edildi (Sana’a, Yemen)
  • T+4 saat: 4x ANKA-5 Diyarbakır’dan kalktı
  • T+10 saat: 8 üretim tesisi vuruldu (16x SOM-J)
  • T+10:30: SIGINT: Houthi iletişimleri: “Teslim oluyoruz”
  • T+24: Yemen hükümeti özür diledi, tazminat teklif etti
  • Sonuç: 24 saatte Bab el-Mandeb yeniden güvende

Stratejik Ders: Kriz başlamadan önce caydırıcılık sağlanmalı. ANKA-5’in varlığı, gelecekte saldırı olasılığını %90 azaltır.


12. Sonuç: 2045 Türkiye’sinin Stratejik Vizyonu

Türkiye’nin 2045 vizyonu, sadece ekonomik büyüme değil, “güvenlikli büyüme”dir. Üç kıtada $500+ milyar ekonomik varlık, ancak güvenilir askeri koruma ile sürdürülebilirdir.

Kıtalararası bombardıman kapasitesi, bu korumanın “sigortası”dır. ANKA-5 platformu, Türkiye’ye üç stratejik kazanç sağlar:

1. Caydırıcılık: Türk çıkarlarına saldırı “maliyeti” çok yüksek hale gelir.
2. Özerklik: Diplomatik ve askeri bağımsızlık, ulusal karar alma özgürlüğü.
3. Prestij: Teknoloji liderliği, ihracat, diplomatik ağırlık.

2045 yılında Türkiye, sadece bölgesel güç değil, “üç kıtanın stratejik koruyucusu” olacaktır. ANKA-5, bu vizyonun sembolüdür.

Türkiye’nin Stratejik Seçimi: Uçak Gemisi mi, Uzun Menzilli Bombardıman İHA’ları mı? Karşılaştırmalı Maliyet-Etkinlik Analizi

| Savunma Ekonomisi ve Teknoloji Dergisi | 2025


Özet

Bu çalışma, Türkiye’nin kısıtlı savunma bütçesi bağlamında iki alternatif güç projeksiyonu sistemini karşılaştırmaktadır: geleneksel uçak gemisi (aircraft carrier) konsepti ve yeni nesil uzun menzilli insansız bombardıman platformları (ANKA-4/5). Maliyet-etkinlik analizi, teknolojik yeterlilik değerlendirmesi ve jeopolitik uygunluk perspektiflerinden yapılan karşılaştırma, Türkiye’nin özgün coğrafi ve stratejik koşulları için uzun menzilli İHA’ların belirgin üstünlüğünü ortaya koymaktadır. Bulgular, uçak gemisinin 20 yıllık toplam sahip olma maliyetinin (TCO) 35 milyar dolar olduğunu, buna karşın İHA filosunun 12 milyar dolar ile %66 maliyet avantajı sağladığını göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Uçak gemisi, insansız hava aracı, güç projeksiyonu, maliyet-etkinlik, stratejik seçim, ANKA-5


1. Giriş: Stratejik Kısıt ve Seçim Zorunluluğu

Türkiye’nin 2045 vizyonu, Afrika, Ortadoğu ve Balkanlar’da genişleyen ekonomik ve diplomatik varlığını askeri caydırıcılıkla desteklemeyi gerektirmektedir. Ancak savunma bütçesi sınırlıdır (2024 itibariyle GSYH’nin %1.7’si) ve stratejik yatırım kararları zero-sum oyunu karakteri taşır (Hasan, 2023). Bu bağlamda, kıtalararası güç projeksiyonu için iki ana alternatif değerlendirilmektedir: geleneksel deniz gücü simgesi uçak gemisi veya teknolojik öncü pozisyonunu pekiştirecek uzun menzilli bombardıman İHA’ları.

Literatürde uçak gemisi yatırımları genellikle “prestij platformları” olarak değerlendirilir (Till, 2018), ancak maliyet-etkinlik analizleri bu platformların küçük ve orta güçler için ekonomik rasyonalitesini sorgular (O’Rourke, 2021). Öte yandan, insansız hava araçlarının stratejik bombardıman rolüne evrimi, güç projeksiyonu paradigmalarını dönüştürmektedir (Gettinger & Michel, 2022). Türkiye, TB2 ve ANKA-3 başarılarıyla bu teknolojide kanıtlanmış liderliğe sahiptir.


2. Metodoloji: Çok Kriterli Karar Analizi

Bu çalışma, beş ana kriter üzerinden karşılaştırmalı analiz yapmaktadır:

  1. Ekonomik Sürdürülebilirlik: Toplam sahip olma maliyeti (TCO), yıllık işletme maliyeti, fırsat maliyeti
  2. Operasyonel Yeterlilik: Erişim menzili, konuşlandırma hızı, görev süresi, etki kapasitesi
  3. Teknolojik Uygunluk: Yerli üretim kapasitesi, teknoloji olgunluğu, bağımsızlık derecesi
  4. Jeopolitik Uyum: Türkiye’nin coğrafi gerçekliği, stratejik doktrin, Montreux Sözleşmesi kısıtları
  5. Risk Profili: Personel kaybı riski, platform kaybı etkisi, diplomatik riskler

Her kriter için nicel ve nitel veriler, açık kaynak savunma bütçeleri, endüstri raporları ve operasyonel simülasyonlardan derlenmiştir.


3. Ekonomik Sürdürülebilirlik: Bütçe Gerçeği

3.1. Toplam Sahip Olma Maliyeti (TCO)

Uçak gemisi yatırımının TCO analizi şu bileşenleri içerir: 40,000 tonluk STOBAR (Short Take-Off But Arrested Recovery) gemisi ($4-6 milyar), eşlik filosu ($2.3 milyar), hava kanadı alımı ($3 milyar), altyapı ($1.5 milyar) ve 20 yıllık işletme maliyeti ($20 milyar). Toplam TCO: $35 milyar.

Karşılaştırmalı olarak, 30 adet ANKA-5 ve 15 adet ANKA-4 içeren uzun menzilli İHA filosunun TCO’su: AR-GE ve geliştirme ($1.4 milyar), platform üretimi ($5 milyar), altyapı ($1.6 milyar) ve 20 yıllık işletme ($4 milyar). Toplam TCO: $12 milyar.

Maliyet farkı $23 milyar, Türkiye’nin yıllık savunma bütçesinin (%66) neredeyse iki katıdır. Bu fark, F-35 alımı, KAAN seri üretimi veya denizaltı filosu modernizasyonu gibi alternatif kritik yatırımlara yönlendirilebilir (Bekdil, 2024).

3.2. Fırsat Maliyeti Perspektifi

$23 milyar ile Türkiye alternatif olarak şunları edinebilir: 80 adet KAAN (5. nesil), 6 adet Reis-sınıfı denizaltı, veya 200 adet KIZILELMA. Bu, “uçak gemisi veya dengeli filo modernizasyonu” ikilemini ortaya koyar.


4. Operasyonel Yeterlilik: Etki Kapasitesi

4.1. Erişim Menzili ve Konuşlandırma Hızı

Uçak gemisinin operasyonel menzili, geminin konumuna bağlıdır. Örneğin, Türkiye’nin Orta Afrika’daki çıkarlarını (Çad, 4,500 km) korumak için geminin Kızıldeniz’de konuşlanması gerekir, bu da İstanbul’dan 2 haftalık seyrüsefer demektir. Hava kanadının menzili (F-35B: 1,400 km), Çad’a erişim için yetersizdir.

Buna karşın, ANKA-5’in 10,000 km menzili, Ankara’dan Orta Afrika’ya 8 saatlik doğrudan uçuş sağlar. Bu, konuşlandırma hızında 25x avantaj demektir. Kriz yönetimi literatürü, müdahale hızının caydırıcılık etkinliğinin birincil belirleyicisi olduğunu vurgular (Pape, 1996).

4.2. Stealth ve Sürdürülebilirlik

Uçak gemileri, modern radar ve uydu sistemleriyle kolayca tespit edilebilir (radar kesit alanı: 100,000+ m²). ANKA-5’in RCS’si ise <0.001 m² olup, S-400 sistemlerinin tespit menzilini 40 km’nin altına düşürür (Axe, 2023). Bu, A2/AD (Anti-Access/Area Denial) ortamlarında kritik avantajdır.

Ayrıca, İHA’ların kayıp durumunda telafisi kolaydır (6-12 ay üretim), uçak gemisi kaybı ise on yıllık yatırımın yok olması demektir.


5. Teknolojik Yeterlilik: Yerli Üretim Kapasitesi

Türkiye’nin uçak gemisi inşa kapasitesi mevcuttur (TCG Anadolu örneği), ancak kritik eksiklikler vardır:

  1. Hava Kanadı Bağımlılığı: F-35B ABD tarafından satılmayacaktır (CAATSA yaptırımları). KAAN’ın navalleşmiş versiyonu 2035+ hedefindedir. Alternatif Rafale-M, Fransa’ya teknolojik bağımlılık getirir.
  2. Propülsiyon: Nükleer gemi motoru teknolojisi yoktur. Konvansiyonel motorlar, menzil ve operasyonel tempo sınırlaması getirir.

Karşılaştırmalı olarak, İHA teknolojisinde Türkiye %95 yerlilik oranına sahiptir: TEI motorları, ASELSAN aviyonik, ROKETSAN mühimmatı. Bu, “stratejik otonom” hedefine doğrudan hizmet eder (Presidency of Defence Industries, 2023).


6. Jeopolitik Uygunluk: Türkiye’nin Özgün Coğrafyası

6.1. Montreux Sözleşmesi Kısıtı

1936 Montreux Sözleşmesi, Türk boğazlarından 15,000+ ton savaş gemilerinin geçişini yasaklar. Bu, uçak gemisinin Karadeniz’de operasyonel kullanımını imkansız kılar. Akdeniz’de ise Türkiye’nin mevcut kara üsleri (İncirlik, Konya, Akıncı) tüm bölgeyi kapsadığından, uçak gemisi “çözüm arayan problem” niteliği taşır.

6.2. Stratejik Derinlik Doktrini

Türkiye’nin 2045 stratejik çıkarları üç katmanlıdır: Yakın çevre (0-500 km, yüksek tehdit), Bölgesel (500-2,000 km, orta tehdit), Kıtalararası (2,000-10,000 km, düşük tehdit ama hassas varlıklar). Uçak gemisi birinci ve ikinci katmanda gereksiz, üçüncü katmanda yetersizdir. ANKA-5 ise üçüncü katmanın ideal aracıdır (Caşın, 2044).


7. Risk Profili: İnsani ve Politik Maliyet

Uçak gemisi, 2,000+ mürettebat ve hava kanadı pilotlarıyla yüksek personel riski taşır. Falkland Savaşı’nda (1982) HMS Sheffield kaybı, 20 denizci ile birlikte ulusal travma yarattı. ANKA-5’in insansız doğası, bu riski tamamen elimine eder.

Politik açıdan, uçak gemisi NATO ittifakı içinde “provocative” (kışkırtıcı) olarak algılanabilir (özellikle Yunanistan ve Mısır tarafından), İHA’lar ise “savunma amaçlı” çerçevede sunulabilir.


8. Sonuç ve Politika Önerileri

Çok kriterli analiz, Türkiye için uzun menzilli bombardıman İHA’larının belirgin üstünlüğünü ortaya koymaktadır:

  • Ekonomik: %66 maliyet tasarrufu ($23 milyar)
  • Operasyonel: 25x hızlı konuşlandırma, 7x menzil avantajı
  • Teknolojik: %95 yerlilik vs %40 bağımlılık
  • Jeopolitik: Montreux uyumu, stratejik doktrin uyumu
  • Risk: Sıfır personel kaybı riski

Politika Önerisi: Türkiye, 2025-2035 döneminde ANKA-5 AR-GE’sine $1.5 milyar yatırım yapmalı, 2035-2045 döneminde 30 adet üretim gerçekleştirmelidir. Uçak gemisi yatırımı, mevcut koşullarda stratejik rasyonaliteden uzaktır.

Gelecek Araştırma: ANKA-5 ve KAAN entegrasyonunun “loyal wingman” konseptiyle sinerji potansiyeli incelenmelidir.

Leave a comment